KEMER 90 TL ,BELEK 70 TL,SİDE 90 TL,ALANYA 150 TL,BELDİBİ 79 TL,ÇAMYUVA 99 TL,KUNDU 49 TL,LARA 49 TL,ŞEHİR 49 TL,GÜZELOBA 50 TL,KONYAALTI 59 TL,LİMAN 59 TL,OTOGAR 59 TL,KADRİYE 69 TL,BOĞAZKENT 74 TL,SERİK 74 TL,DENİZKAYA79 TL,GÖYNÜK 84 TL,ÇOLAKLI 89 TL,EVRENSEKİ 89 TL
                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                             ,GÜNDOĞDU 89 TL,KIZILAĞAÇ 89 TL,KUMKÖY 89 TL,SİDE 89 TL,KİRİŞ 94 TL,MANAVGAT 99 TL,SORGUN 99 TL,TİTREYENGÖL 99 TL,TAHTALI 109 TL,TEKİROVA 109 TL,İNCEKUM 129 TL,OKURCULAR 129 TL,KONAKLI 139 TL,ÇIRALI 149 TL,ADRASAN 149 TL,OLİMPOS 149 TL,MAHMUTLAR 159 TL,BURDUR 169 TL,ISPARTA 169 TL,KUMLUCA169 TL,MAVİKENT 169 TL,FİNİKİ 189 TL,GAZİPAŞA 199 TL,DEMRE 239 TL,DALAMAN 249 TL,FETHİYE 270 TL,KAŞ 279 TL,KALKAN 299 TL,ÖLÜDENİZ 299 TL,MARMARİS 499 TL,BODRUM 749 TL

Translate

11 Haziran 2015 Perşembe

ANTALYA KALEİÇİ ANTALYA, KALEİÇİ, MERKEZ, MURATPAŞA NASIL GİDİLİR

Kaleiçi ,  Antalya'nın Muratpaşa kazası hudutları içinde yer alan deniz ve siyah surları aracılığıyla kuşatılan il merkezi'ne verilen ad'dir .  Kaleiçi'nin sokakları ve yapıları Antalya tarihinin izlerini günümüze civarı getirmektedir .  Eskiyen hanelerin ehemmiyeti yalnızca yapı açıdan değil ,  aynı zamanda kişilerin hayat şekli ,  tutumları ,  ananeleri ve toplumsal yönleri dair da çok faydalı veriler aktarmaktadır .

Türkiye'nin güney batısında yer alan Akdeniz kıyısında yer alan Antalya tarih süresince Küçük Asya'nun denize açılan kapılarından biri olmuştur .  Antalya Kaleiçi'nde Attleis Antik Şehiri kuruluşundan öncesinde Yat Limanında Korykos ismi ile malum bir deniz hırsızı limanı yer aldığı antik kaynaklardan bilinmektedir .   " Taş Kovuğu "  mananında gelen Korykos ,  falezlerin hem bir natürel yapısı hem bir de iltica limanı oluşu durumundan önem taşımaktadır . Liman ve gerisinde gelişen Antik Attaleia şehiri milattan öncesinde iki yy . 'dan bu yana akıcı iskan görmüş ve günümüze civarı yaşayabilmiştir .

Attalos Yurdu manasına gelen Antalya ,  II . Attalos aracılığıyla kurulmuştur .  Bergama Krallığı'nın bitmesiyle  (  M . Ö . bir . 33 )  bir zaman müstakil olan il ,  daha hemen ardından korsanların eline geçmiş .  M . Ö .  77'de Komutan Servilius Isauricus aracılığıyla Roma topraklarına dahil olmuştur .  M . Ö . 67 de Pompeius'un donanmasına üst olmuştur .  M . S .  130'da Hadrianus'un Attaleia'yı ziyaret etmesi şehrin gelişimini sağlamıştır .  Bizans egemenliği esnasında piskoposluk merkezi meydana gelen ismi görülen Attaleia ,  Türklerin eline geçtikten hemen ardından kocaman bir gelişim göstermiştir .  Çağdaş il antik yerleşmenin üst kısmına kurulduğundan ,  Antalya'da antik dönem kalıntılarına pek nadir rastlanmaktadır .  Görülebilen kalıntıların ilki ,  eskiyen liman olarak nitelenen liman mendireğinin bir kısmı ve limanı çevreleyen surlar .  Surların park dışındaki bölümünde restorasyonu inşa edilmiş olan Hadrian Kapısı Antalya'nın en güzel antik eserlerinden biridir .

Attaleia'da  ,  tüm antik illerdeki benzeri tapınak ,  agora ,  tiyatro benzeri yapılar meydana geldiği biliniyorsa da bu sabah bunların yerini saptamak imkansızdır .

Kaleiçi'nin kocaman bir kısmı yıkılmış ve yok olmuş at nalı halinde samimi ve dıştan surlarla çevrilidir .  Surlar ,  Helenistik ,  Bizans ,  Roma ,  Selçuki ve Osmanlı devirleri partner eseridir .  Surların 80 burcu vardır .  Surların içinde kremit çatılı 3000 civarı ev yer almaktadır .  Hanelerin tipik yapıları Antalya'nın yalnızca yapı tarihi ile ilgili düşünce vermekle kalmaz ,  aynı zamanda bölgedeki hayat tarzını ,  anane ve göreneklerini en güzel şekilde yansıtır .

1972 senesinde Antalya iç limanı ve Kaleiçi mahallesi ,  orijinal dokusu nedeni ile  " Gayrimenkul Eskiyen Eserle ve abideler Yüksek Heyeti "  aracılığıyla  " SİT bölgesi "  olarak savunma altına alınmıştır .  Turizm Bakanlığı'na  " Antalya Kaleiçi Kompleksi "  onarım çalışmasından ötürü ,  28 Nisan 19842de Fijet  ( Beynelmilel Turizm Yazarları Birliği )  aracılığıyla Değerli Elma Turizm Oskarı hediyeyi verilmiştir .  Son Zamanlarda Kaleiçi otelleri ,  pansiyonları ,  restoranları ve barlarıyla eğlence merkezi haline gelmiştir .

Antalya Antik Şehri ,  at nalı şeklindeki iki kalın cidar aracılığıyla korunmaktadır .  Bu uğur şeklindeki duvarlardan biri deniz kıyısı koyundadır ve ötekisi de siyah tarafında yer almaktadır .  Bu duvarlara ayrıyeten çeşitli yerleşim birimlerini birbirinden ayıran duvarlarda vardır ve dış duvarlarda tahmini elli adımda bir kule yer almaktadır .  Bu duvarların yapılışı tarihi antik dönemlere civarı gitmektedir .  Romalılar bu Helenistik duvarların temelini atmışlar ve Selçuklularda genişletmiş ve onarmıştır .

Duvarlar Yapılırken üstlerinde antik yazıtlar yer alan pekçok taş blok kullanılmış ve şunlar 19 . seneye civarı çok iyi korunabilmiştir .  Bu Sabah il içinde duvarların fakat Hıdırlık Kulesi ,  Hadriyan kapısı ve Saat Kulesi benzeri kalıntılarına rastlanabilmektedir .  Deniz aracılığıyla kaplanan antik il ve duvarlar son zamanlarda Kaleiçi diye adlandırılmaktadır .  Caddeler ve binalar halen Antalya'nın tarihini yansıtan pekçok işaretlerle doludur  .

Sur içinde yer alan dar sokaklar limandan yukarıya cidar süresince uzanırlar .  Yivli Minare , Keyhüsrev medresesi ,  Karatay Medresesi ,  İskele Camii ,  Tekeli Mahmut Ağırbaşlı Camii uğur içinde yer alan mühim tarihi eserlersen yalnızca bazılarıdır .  Yat Limanı eskiyen şehrin gün ve akşam süresince sergilendiği soluk stoper görüntü beynelmilel ressam ,  ozan ve yazarların kaynağı olmuştur .

Antalya Kaleiçi ,  batıda deniz ,  kuzeyindeki ve doğuda anne caddelere koşut uzanan ve son zamanlarda bir kısmı ayakta meydana gelen surlarla sınırlandırılmıştır .  Bu bariz hudut eşikleriyle Kaleiçi ,  il merkezindeki katlı yapılaşmadan korunabilmiş ,  ananesel doku ,  günümüze civarı orijinal yaşayabilmiştir .

Kaleiçi'nin yerleşme dokusu ,  Cami Yol ve Hıdırlık yol süresince uzanan orta uğur duvarı ayrımıyla iki çeşitli şekilde oluşmuştur .  Cumhuriyet Altını Caddesi ile bu sokaklar arasındaki alan ,  topografyaya ve uğur duvarlarına uyumlu olarak organik gelişmiştir .  Sokakalar aralarında olan adalar itinalı şekilde değildir .  Adaların büyüklüğü ve uzunluğu değişkendir .  Orta uğur ve duvarıyla Karaalioğlu parkına civarı uzanan ve dış surların Hıdırlık kulesi ile sonlandığı alan ise gril dokuludur .  Yapı adaları çoğunlukla düzgün mustatil formludur .  Her iki dokuda evler bir cepheleri ile sokağa otururken bir cepheleriyle de bahçeye açılır .  Sokağa uyumlu olarak inşa edilmiş olan taban kat tasarıları itinalı değildir .  Birinci katta çıkmalar inşa edilerek tasarıları tertip edir .  Çıkmalar hem bir yapının tasarıları tertip edir . Çıkmalar hem bir yapının tasarı şemasını zenginleştirir ,  hem bir de farklı çıkış biçimleri ,  sokaklar ve minik meydanları biçimlendirir .

Kaleiçi'nin sokakları dardır .  Çoğunlukla limandan yukarılara gerçek ,  dış surlar istikametinde uzanırlar .  Evler sahiplerinin uyumlu fiyat güçleri ve kullanılış emellerine göre çeşitlilik gösterebilmektedir .  Fakat partner nitelikleri çoktur .  Çoğunlukla yığma taştan ve ağaç irtibatlı olarak yapılmışlardır .  Hepsinin bir yol cephesi ve bir de yol görmeyen bahçesi bulunur .  Sokağa bakanımız yüzde ,  önce katta pek nadir pencere vardır .  Üst katta ise  " Cumba "  olarak bilinen ve hem bir ev ,  hem bir de yol mimarisine uyumlu olarak inşa edilmiş çıkmalar vardır .  Bu çıkmalar ağaç süslemelerle bezenmiştir .  Hanelerin merkezini ,  taban katta ,  bahçeye açılan ve taş zeminli  " Taşlık " lar oluşturur .  Bu taşlıklarda ağaçtan dinlenme kanepeleri vardır .  Buralardan taban kattaki odalara geçilebildiği benzeri ,  üst kata da bir merdivenle ulaşılır .  Taban kat evin fazladan hizmet kısmıdır .  Depo ,  mutfak benzeri misyonu meydana gelen odalar buradadır .  Üst kat ise hayat içindir .  Üst katın odalarının pencereleri daha kocaman olduğundan ötürü daha aydınlıktır .  Çoğunlukla bu odalarda üst üstüne iki sıra pencere vardır .  Üst pencereler camsız olup ağaç kafeslerden oluşmakta ,  aşağı pencereler açılıp kapanabilir türdendir .  Cumbaların üst pencerelerinde minik boyutta ve çoğunlukla rengarenk camlar bulunur .  Kaleiçi'nde pekçok ev aslına uyumlu restore edilmiştir .  Kaleiçi son zamanlarda ,  eğlence yerlerinin ,  pansiyonların ,  lokantaların ,  hediyelik eşya satan dükkânların ve antika halı satan mağazaların yer aldığı bir turizm merkezi olmuştur .  Bununla Birlikte Kaleiçi'nde yer alan tarihi camiler arasından en ünlüsü ,  Antalya'nın da sembolü olarak görülen Yivli Minare Camii'dir .

Kaleiçinde iki ya da üç katlı meydana gelen hanelerin bazılarında ara kat mevcuttur .  Aşağı katlar üst sert da taşıyan taşlık ve avlunun yerleştiği servis mekanlarıdır .  gündelik hayatın geçtiği bu katta kuyu ,  ocakta ,  ahır ve depo benzeri kullanılan bölümler bulunur .  Bu mekanları çeviren yüksek duvarlar ,  evin mahremiyetini de imkanı sağlar .  Taşlığı birinci kata bağlayan iç merdivenler ara kata geçiş imkanı da verir .  anne katlar depo olarak kullanıldığı benzeri kışlık oda olarak da kullanılabilirler .  Üst katta odalar birbirine sofa ile bağlanarak sofaya açılmaktadır .  Sofaya açılan herkes gündelik hayatın aynı ritimde devam edebileceği şekilde biçimlenmiştir .

Hadrian  (  Hadrianus  )  Kapısı Antalya'daki tarihi yapılardan en güzel korunmuşlarından birisidir .  Bir Roma yapıtı meydana gelen yapı ,  İ . S . 130 senesinde Roma İmparatoru Hadrian yerine yapılmıştır .  Her Geçen Gün il surları kapının dış bölümünü kapatmış ve kapı uzunca seneler kullanılmamıştır .  Yapıtın günümüze dair yıkılmadan gelebilmesinin bir sebebi de budur .  Uğur kalıntılarının yıkılmasıyla ortaya çıkarılmıştır . Pamfilya'nın en güzel kapısı olarak onay edilmektedir .  Üst bölümünün kıble halinde üç açıklık vardır .

Sütunları Haricinde tamamıyla beyaz mermerden yapılmıştır .  Oyma ve kabartma süslemeleri çok güzeldir .  Kapının orjinali iki katlıdır .  Kapının iki tarafında ,  kapıyla aynı zamanda yapılmadığı malum iki kule vardır .  Bunlardan güneydeki Julia Sanc Kulesi olarak bilinir ve Hadrian devri eseridir .  Süslemesiz blok taşlardan yapılmıştır . Kuzeydekinin ise aşağı kısımları antik çağa ilişkin olup üst kısmı Selçuki'lar zamanından kalmıştır .  Son Zamanlarda Kaleiçi ve Yat Limanı otelleri ,  pansiyonları ,  restoranları ,  barları ve tekne turlarıyla eğlence merkezi halini almıştır .

Antalya limanı bir zamanlar Türkiye'nin güney kıyısında Mersin'den hemen ardından gemilerin yanaşabileceği iki. limandı .  Bu gün ise bu limandan yalnızca yatlar yararlanmaktadır .  Şehrin batısında inşa edilmiş olan Sanayi Limanı'nın çalışmaya başlamasıyla eskiyen limanın ismi  " Yat Limanı "  olarak değişmiştir .